23.06.2018

Haydar Kutluer ve Erdal Güncü ile Anadolu’ya ‚Aşk ile‘ kuş kanadında müzikal bir yolculuk

Tiyatrom’daki Türk Halk Müziği konserinin ikinci bölümünde Kutluer ve Güncü’ye konuk sanatçılar Deniz Mahir Kartal ve Özgür Şepşul eşlik ettiler.

Berlin Türk Musikisi Konservatuvarı (BTMK) Türk Halk Müziği Korosu’nun uzun yıllardır yönetmenliğini ve hocalığını yapan bağlama üstadı Haydar Kutluer, Tiyatrom’da uzun yıllardır müzik yolculuğunu birlikte yaptığı arkadaşı ve dostu Erdal Güncü ile güzel ve anlamlı bir konsere imza attı.

Kutluer, tek kelime ile ‚Hoşgeldiniz‘ diye selamladığı konuklarına ‚Her şeyin başı aşktır‘ diyerek, Erdal Güncü ile olan 30 yıllık dostluğuna değinir ve devamında “Biz 30 yıldır hala bir arada isek  o da bir müzik aşkıdır. Aşkı herkes farklı anlıyor. Yunus gibi Yaradan’a korkuyla değil aşkla bakıyor. Biz müziğe aşığız, kimisi farklı şeylere ama hayatı farklı dengelerle anlatan bir de Aşık Veysel var. Onun dizelerini de söylemeden geçemiyeceğim. Ozan diyor ki, `Güzelliğin on para etmez bu bendeki aşk olmasa.´ Yani kısacası diyor ki ben olmasam, sen de olmazsın. Lâkin aynı eserin son dörtlüğünde, `Senden aldım bu feryadı/Bu imiş dünyanın tadı. Anılmazdı Veysel adı/O sana aşık olmasa.´ Yani kısacası Veysel, `Sen yoksan ben de yoktum´ diyor. Onun için hayatta herşey bir dengedir. `Aşk ile´ deyip muhabbetimize devam ediyoruz.” dedi.

2 bölümden oluşan konserin ilk bölümünde Pir Sultan’dan Zülfü Livaneli’ye, Nesimi’den Aşık Veysel’e, Yunus Emre’den Erdal Erzincan’a kadar Türk Halk Müziği’ne emek ve gönül vermiş ozanların bestelerine yer veren Kutluer ve Güncü, birinci bölümü Pir Sultan üçlemesi ile bitirdiler.

Birinci bölüm bizlere Zülfü Livaneli’nin sevdirdiği `Leylim Ley´ adlı türkü ile başladı. Haydar Kutluer’in Türkçe ve Erdal Güncü’nün Almanca sunumuyla devam eden birinci bölümde sanatçılar          12 güzel esere yer verdiler. Bu bölümde daha sonra Kutluer ve Güncü’den ayrı ayrı solo olarak, `Gel gör beni aşk neyledi, Dostun Gül cemali, Kırklar Semahı, Yara bende, Yandı yürek, Bir insan ömürü, Değirmenin bendine´ adlı eserleri sundular. Birinci bölüm Pir Sultan’dan alınan üçleme ile devam etti. Bunlardan ilkinin müziğini Haydar Kutluer, ikincisinin ise Erdal Güncü yapmış.. Üçüncüsü ise Pir Sultan’ın Erzincan yöresinden alınan geleneksel bir eseri. `Dağlar gazel oldu, Bulamadım ve Gurbet elde bir hal geldi başıma.´ Bu bölüm, ` İlme değer veren böyle bir ehli imanım´ adlı eserle sona erdi.

Konserin ikinci bölümüne güzel bir sanatçı desteği vardı. Hemen hemen her müzik aletini büyük bir ustalıkla çalan, benimde pek sevdiğim değerli müzisyen kardeşim Deniz Mahir Kartal ile Berlinli tanınmış bas gitarist Özgür Şepşul, Haydar Kutluer ve Erdal Güncü’ye bu bölümde sazları ile eşlik ettiler.

İkinci bölüm `Erzincan Halayı´ ile başladı. Erdal Güncü bu bölümde seslendirdiği `Tez gel´ adlı bozlak ve uzun hava ile salonu tamamen dolduran 150’nin üzerinde müziksever konuktan büyük alkış aldı. Introsu Mahir’e ait `Gelemem´ adlı eseri seslendiren Haydar Kutluer salondaki müzikseverlerden muhteşem bir alkış aldı. Kutluer daha sonra `Harman yeri´ adlı eseri seslendirdi. Konser Özgür Şepşul’un introsunu yaptığı ve Haydar Kutluer’in seslendirdiği `Ben sana gönül veripte´ ve birinci bölümden ısrarla yeniden istenen `Yandı yürek yar elinden´ adlı güzel bir türkü ile sona erdi.

Haber ve fotoğraflar: Hüseyin İşlek

Hinterlasse jetzt einen Kommentar

Kommentar hinterlassen

E-Mail Adresse wird nicht veröffentlicht.


*