06.06.2020

Ressam Ayşe Çelik, “Sessiz Çığlık” adlı ilk kişisel resim sergisini Almanya’nın Başkenti Berlin’de açtı

Hüseyin İşlek / Berlin

31 yıl önce evlenip Berlin’e gelen, 3 çocuk sahibi olduktan sonra eşini kaybedince kendini resme veren ve birbirinden güzel tablolar yapmaya başlayan Ayşe Çelik günümüze kadar 100’ün üstünde resim yaptı. Yıllar içinde kendini geliştirip profesyonelce resimlere imza atan Çelik daha önce Almanya’nın çeşitli kentlerinde küçük çapta resim sergileri açmış, ancak “Sessiz Çığlık” adlı kişisel ilk büyük resim sergisini bir sanat akşamı düzenleyerek Başkent Berlin’de açtı.


Eşini kaybettikten sonra Berlin’deki iki katlı evini resim atölyesine çeviren ve kendini resme adıyan ressam Ayşe Çelik, bir sanatçı değil, profesyonel ressam hiç değil. Sanat eğitimi de almayan ve çocuklarını yetiştirmeye çalışan bir ev kadını. Ayşe Çelik eşini yıllar önce Yunanistan’da trafik kazasında kaybetti. Bir gün tuvalini şövalenin üzerine yerleştirip, fırçayı eline aldı, boyalara batırdı batırdı, ta ki olanı beğenene dek. Renklerin, boyaların karışımın ve kokusunun kendisine ne kadar iyi geldiğini fark etti. Ondan sonra da ne boyalardan, ne fırçalardan ne de tuvalden vazgeçebildi. Bir tane, iki tane derken yüzün üzerinde tablo çıktı ortaya.


Tiyatrom’un fuayesinde ilk kişisel sergisini açan Ayşe Çelik ile kapıda konuklarını beklerken karşılaşıyoruz. Heyecanı gözlerinden ve hafifçe kızaran yüzünden okunuyor. Ben soruyorum ve Ayşe Çelik yanıtlıyor: “Aslında resme sevdam, çocukluk yıllarında başladı. Evlilik, çocuklar derken yeteri kadar zaman ayıramadım. İlk tablolara başladığım günler ile bugünler arasındaki farkı anlatamam. Hayal bile edemezken şimdi Berlin’de ilk sergimi açıyorum, bunun devamı da gelecek. Buradaki resimlerim şimdiye kadar yaptıklarımın tamamı değil. Bu yılın sonlarına doğru daha büyük bir sergi açacağım. İlk resimlerimi yaptıktan sonra, çevredeki dostlar ve arkadaşlar beni resme daha çok teşvik etti, ‘artık zamanı geldi, bir sergi aç da, resimlerini görelim’ dediler. Gördüğünüz gibi burada ilk kişisel sergimi gerçekleştiriyorum. Resimlerimi, serbest çalışmalarımı ve her konudaki değişik tablolarımı, severek sergiliyorum.”


Ayşe Çelik resim sergisini farklı bir etkinlikle, “Sessiz Çığlık” adı altında açarken çok sayıda da destek görmüş arkadaşlarından ve çevresindeki dostlarından. Bir bölümünü izlediğim etkinlik bir şölen havasındaydı. Müzik yönetmenliği ve sahne amirliğini tonmeister Erdoğan Yarar’ın yaptığı gecede bağlama sanatçısı Birol Keskin, hem çalıp, hem güzel türküler söyledi. Kendisine klavyede Erdoğan Yarar ile kanunda Serkan Kaynarcalı, keman ile Mustafa İşmen ve gitar ile Mert Ustaoğlu eşlik etti.

“Şiirler, Türküler ve Ayşe Çelik Resim Sergisi” etkinliğinde kendisini gurbet çocuğu olarak tanımlayan “Dev Adam” mahlaslı şair Bülent Güler, kendi yazdığı şiirleri ile yakın dostları ve ünlü şairlerin eserlerini seslendirdi. 20 yıldır yaşlılar yurdunda sağlık uzmanı olarak görev yapan Kiraz Akyar Hörold da pek sevdiği arkadaşını kıramamış ve onun isteği üzerine üç güzel Türk sanat müziği eserini söylemeyi kabul etmiş. Kiraz Akyar Hörold, benim de sevdiğim üç güzel eser seslendirdi etkinlikte. İlki bugüne kadar iki binin üzerinde eser besteleyen Üsküdar Musiki Cemiyeti’nin şimdiki başkanı Amir Ateş hocanın en güzel eserlerinden biri olan Muhayyerkürdi makamındaki “Bir kızıl goncaya benzer dudağın” adlı eserdi ve yürekten alkışladım.

   Send article as PDF   

Hinterlasse jetzt einen Kommentar

Kommentar hinterlassen

E-Mail Adresse wird nicht veröffentlicht.


*